GÖCEK-MEİS-KAŞ-KEKOVA

Geçen yaz tatilimizi son anda iptal etmek zorunda kalıp ardından epey zor bir kış geçirdik. Bu yaz Osman’a henüz deniz ve güneş yasaktı, küçük kızım da staj yaptığı için büyük kızımla birlikte başbaşa bir tatil planlamaya koyuldum. Bir sürü seçeneği düşünüp en sonunda akışına bıraktım, en güzel tatil de kendiliğinden önüme geldi.

Ben görmediğim Yunan adalarına bakarken, en favorim Skopelos'ta rezervasyon yapmışken, tesadüfen uğrayan arkadaşlarımız yıllardır Meis’de ne kadar keyifli tatil yaptıklarını anlattılar ve bastıra bastıra hepsini boşver Meis’e git diye ısrar ettiler. Meis Kaş’tan 20 dakikaymış motorla. Bana mesaj vermeye gelmişsiniz dedim, aldım kabul ettim. Meis için Kaş’ta bir gece kalmak lazım diye bakınırken o hafta iş arkadaşım Kaş’ta kaldığı pansiyon ve Kaş’ı anlattı, bu da önüme geldi, cepte dedim. Ertesi gün bir dostumuz aradı Göcek’deyiz bari sen gel çocukları alıp diye tekneye davet etti. E körün istediği bir gözken, Allah verdi mi veriyor bazen. Onu da da aldım kabul ettim. Hepsi biraraya gelince şahane bir rota ve tatil oldu. Datça rutinimizden çıkıp Meis’i ekledik en sevdiklerimize bu yaz.


Göcek adası, göcek turu
Göcek Göbün Koyu


göcek turu, gocek turu, gocek blue tour
Göcek
Göcek ile başladık, halkaya ortak dostları da kattık, katamaran konforuyla beş gün mavi yolculuk kız kıza tadından yenmedi. Biz belki onbeş yıl önce Kalkan-Göcek-Bördübet-Çeşme yaparken Göcek’de kalmış; ama tekne ile çıkmamıştık. Plajı olan bir tek Swissotel vardı, orada kalmıştık. Sizinle paylaşmak için kaptana Göcek koylarını haritada yaptığımız turu anlattırdım. 

                                        Göcek Mavi Yolculuk Rotası


                                         Göcek Hamam Koyu

Panço ve Kleopatranın Hamam koyu favorimdi. Bütün koylara girdik, kaldık, sabah akşam yer değiştirdik. Bir kere yıllardır “Göcek bitti” diye duyar üzülürdüm mavi yolculuk yapamadık gitti orada diye, ama şimdi deniz çok temiz, berrak. Deniz Temiz Derneği Göcek’de çok iyi iş yapmış; ağaçlara bağlanmaya, sahile 12 mil içinde sintine boşaltmaya büyük cezalar gelmiş, Mavi Kart sistemiyle atığınız kayda geçiyor. Bir tek bulaşık suyu ve duş suyu atığına yasak yok. Kaptanımızın projesi küçük bir filtreli tankı yelkenlilere yapım aşamasında zorunlu kılmak. Tekne yapımında çözülmesi lazım bu sorunun, kullanılan deterjan, bulaşık suyu, şampuan vs. olduğu gibi suya iniyor.

Hayatımda ilk defa karetta karetta gördüm, ertesi gün Göbün’de altımda birlikte yüzdük. Müthiş heyecan vericiydi. En güzel tekne arkadaş teknesi deyip beş günlük gezimizin ardından harika anılarla ana- kız Kaş’a geçtik.

Kaş 

Göcek'ten transfer ve feribot rezervasyonumuzu pansiyonun tavsiyesiyle Meis Express ile hallettik tavsiye ederim (www.meisexpress.com Tel 02428361725). Aynı şirketin Dalaman-Kaş transfer arabasına Göcek’ten bindik (www.shuttlekas.com Tel 05322267057). Transfer kişi başı lüks minibüs ile 60 TL. İki buçuk saatte, akşam sekiz gibi Kaş merkezdeydik. Doğru meydandaki Meis Express ofisine giderek pasaportları ertesi sabahki Meis feribotuna binebilmek için bıraktık. Sakın internetten feribot bileti almayın, daha pahalı.  Pasaportu alan çalışan mektubu görünce ooo sizin şirketten çok tanıdığım var size indirim yaparım dedi kendiliğinden, gidiş geliş kişi başı 30 €, artık normali mi indirimlisi mi bilemedim. Katamarandan inmişiz, 2,5 saat yol gelince iyice yorgunuz, pansiyona elimiz kolumuz dolu gideceğimize önce burada yemek yiyelim bir kerede gideriz yatmaya dedim. Genç arkadaş ben bavullarınızı pansiyona yollarım diyerek hoşluk yaptı, bir de rakı balık yiyeceğimiz iyi bir yer söyle dedim limana bakan Rıhtım Meyhanesi’ne yolladı. Gayet güzel mezelerle kızımla ana kız başbaşa tatili başlattık. 

Genç ebeveynlerin kulağında olsun çocuklarınızla, hele bizimki gibi yurtdışında okuyorsa, yapabildiğiniz kadar baş başa kaliteli zaman geçirmeye çalışın. Kızımla farkettim ki aynı odayı paylaşmak, akışına bırakmak, son dakika canının istediği gibi program değiştirivermek, kafamıza göre takılmak, seyahat arkadaşlığı  şahaneymiş. Ben meğer ona bayağı iyi geçirmişim zevklerimi, önem ve değer verdiklerimi. Ona da söyledim, söz aldım, çok keyifli zaman geçirdik, her yıl tekrarlayalım, sen de yaşlanınca beni gezdirirsin inşallah dedim.

Kaş, Göcek tekne sakinliğinden sonra tabii çok kalabalık geldi birden. Yemekten sonra yürüyerek pansiyonumuza geçtik. Madem kız kıza ve Kaş gibi gençlerin tercih ettiği yerdeyiz, bohem havasına uyayım dedim ve Pınar Pansiyon’da kaldık. Beklediğimizden iyiydi, sabah açık büfe kahvaltı güzeldi. Odamız temizdi. Lüks otellere, büyük odalara alışıksanız tabii tercih etmeyin.

Kaş’ın güzelliği her yere yürüyerek ulaşmak. Sabah elimizde valizler tıngır mıngır limana gelip Meis tekne saatini beklemeye başladık. Bir görevli pasaportlarla belirdi isim okuyarak gümrük alanına aldı. Buradaki sürpriz bütün valizleri açtırmalarıydı, bu aşamayı da geçip saat 10.00 kalkacak Meis Express’e bindik. 20 dakikada adadaydık. 15 Temmuz diye belki, epey arandı valizler.

Meis 

Meis ilk görüşte vurulduğum Simi’yi hatırlattı bana. Simi’nin on yıl öncesinden daha bakir hali, daha güzeli. Adaya iner inmez esnaf sıcacık gülümseyerek karşılıyor. Siz de “vay be yirmi dakikada Avrupa’dayım”ın havasına giriyor, birden hafifliyorsunuz. Meis Yunanistan’a en uzak, bize en yakın ada.




MEIS - MEGISTI


Meis'e Yunanlılar Megisti - Avrupalılar Kastellorizo diyorlarmış, Rivayete göre İsmet İnönü Kaş'a gelip Meis'i görünce bu kadar yakın olduğunu bilseydim vermezdim demiş. Adanın tek geçimi turizm o da bizim sayemizde bitmiş. Eskiden her gün Kaş'tan 200 yabancı turist gelirken şimdi 20 Türk bile gelmiyormuş. Adada sebze meyve, tarım vs. hiç bir şey yok, alış verişe Kaş'a pazara geliyorlar. Kışlık evleri Rodos'ta çoğunun, kışın 100 kişi bulamazsınız diyorlar. Onlar da hayvancılıkla geçiniyorlarmış. Adanın arkasında bir havaalanı var, tek uçuş Rodos'a. Başka tarafta yerleşim vs. hiç bir şey yok. 


Siz en iyisi fikir edinmek için drone ile çekilmiş bu videoyu izleyiniz

Booking.com’dan bulduğum Alexandra Pansiyon tam beklediğim gibi çıktı. Koyun ortasında, tek iskele üstündeki Lazarakis Restaurant’ın arkasındaki sokakta eski bir Rum evi pansiyona dönüştürülmüş. Zaten bütün otel ve pansiyonlar bu şekilde. Gitmeden aldığım tavsiye “sakın Lazarakis’e gitmeyin, en pahalısı.” Onun için gitmedik.

Eve gelmeden sokakta bizi gören bir bey gülümsedi anladım ki pansiyonun sahibi, beraber eve girdik. Odamız en üst kat, evin eski salonu. Bir çift kişilik ve  bir de divan gibi tek kişilik yatak, koltuklar, holde yemek masası, buzdolabı ve wc-duşu ile mis gibi temizdi. Ön tarafta küçük bir balkon, arka tarafta dağa bakan terasımız kahvaltı yerimiz oldu. Ev gibi yerleştik. Ev sahibimiz Bay Yorgo'ya  sordum en güzel denize nereden girelim diye. Evden çıkın sağda kiliseyi geçin orası plaj. Denizin arka tarafı çok güzeldir, ve tabii Saint Georg adası, Blue Cave'e de gidin dedi. Restaurantlar dedim hepsi aynıdır, Billy’s e gidin beni söyleyin, güzeldir deniz mahsulleri dedi. 

Sahilin sırnaşık kedisi
Burada da her denize girişte yavrularla yüzdük 
Ben giderseniz size rehber olacak otel ve restaurantları sıralayayım. Beğendiklerim:

1) Studios Agnanti – info@agnanti-kastelorizo.comwww.agnanti-kastelorizo.com . Koya denizden bakarken sol arkasında, St. George adasına bakan en güzel deniz olan yerde. Otel denize sıfır ve önünde plajı var. Oradan denize girdik ilk gün, su muhteşemdi. Ama dışarıdan gelene şezlong yasak, şezlong ve şemsiyeler sadece otel müşterisine ait, havlumuzu taşa koyup uzun yüzdük, ona izin var. Limandaki otellerde de kalsanız buradan mutlaka denize girin.

Megisti - koydan çıkıp sağa yürüyünce deniz şahane

Bu güzel denize sahili olan tek otel Studios Agnanti

Studios Agnanti - bir daha gidersem denizi için burada kalmak isterim
2) Megisti Otel - info@megistihotel.gr. http://www.megistihotel.gr/index.html

3) Butik Otel Kastellorizo   http://kastellorizohotel.gr/ 

Butik Otel Kastellorizo


4)Hotel Poseidon - info@kastelorizo-poseidon.gr http://www.kastelorizoposeidon.gr/en/

5) Mediterraneo Hotel - http://www.mediterraneo-megisti.com/ adını burada çekilen 2. Dünya Savaşı ile ilgili ünlü filmden alıyor. Adaya gitmeden izleyin diyorlar, ben ancak döndükten sonra bakabildim. Ada aynen duruyor.

6) Bu otellerin fiyatı pahalı gelir, deniz manzarası olmasa da olur, temiz ferah oda ve tuvaleti olsun, merkezde her yere yakın olsun bana yeter derseniz, bizim kaldığımız pansiyon tam merkezde, tavsiye ederim, bir daha gitsem yine kalırım. https://www.alexandrapension-kastelorizo.gr/  Oğulları Christos Zimpoulis alexandrapension@gmail.com.  Booking.com yerine direkt rezervasyon yaparak biraz indirimle iki kişi üç gece için 200 € cash orada ödedim. Kahvaltılık hemen alttaki marketten alarak sabahları terasımızda hafif yedik. Marketin yanında fırından börek, çörek, büyük kruvasanlar, tatlı tuzlu ürünler var tercih edebilirsiniz. Yanında da güzel bir cafe var Yunanlılar’ın vazgeçilmezi frappe güzeldi.

Restaurantlar:
Bay Yorgo ile teyitleşerek bana tavsiye edilenlerle üç gece denediklerimizi yazayım:

1) Deniz mahsulleri için deniz kenarında gümrükten çıkıp merkeze doğru gelirken göreceğiniz Billy’s Tel 00302246049224. Gündüzden deniz kenarı masa için rezervasyon yapın. Mezeler ve ara sıcaklardan balığa yer kalmadı küçük uzo ile 40 € ödedik. Küçük Simi usulü kızarmış karideslerini ve peynirli musakkayı, sıcak mezelerini tavsiye ederiz.
Megisti Billy's Restaurant
2) Ta Platania: koya girerken motordan koya bakarken solda göreceğiniz beyaz merdivenleri 400 basamak kadar çıkıp sağdan manastıra doğru evlerin içinden yürüyeceksiniz. Hem içerideki sokak ve evleri de görüp koya tepeden bakmış oluyorsunuz. Bence en iyi yemek buradaydı, otel sahibimiz de boşverin Little Paris’i buraya gidin dedi. Soğan dolması enteresandı ama tencerede kısık ateşte dört saat şarap ve tarçınla pişen ahtapot mutlaka yenilmeli.  Gitmeden duyduğum kim ne yediyse çok tavsiye etti. Her gün öğle akşam farklı ev yemekleri var. O kadar memnun kaldık ki yarın ne var dedik, ne istersiniz yaparım dedi işleten hanım, o derece evinizdesiniz. Hele en sevdiğim sıra sıra ampullerle donanmış bahçeye bayıldım. Porsiyonlar kocaman, birer tabak ahtapot ve soğan dolmasını paylaştık, doymuştuk ama bir daha yiyemeyiz deyip bir tabak daha ahtapot söyledik bir küçük uzo ile 43 € ödedik. Dönüşte farklı sokakları gezerek indik. Venedik gibi küçücük sokaklar mis gibi boyalı temiz çiçekler içinde evlere hayranlık duyduk.


Ta Platania - Manastır yanı
şahane kır düğünü olur burada

Soğan Dolması

Ahtapot 4 saatte şarap ve tarçınla pişmiş, şahaneydi
3) Son gece Little Paris’de istakozlu spagetti yiyecektik ama gittiğimizde Pazartesi akşamı bomboştu hem restaurant hem etrafta kimse yoktu. Biz de dolu ve neşeli gözüken Alexandra’da yemeğe karar verdik. Burası beyaz örtülerle daha şık bir balıkçı trip advisor’da bir numara olarak tavsiye ediliyor. Günün menüsünde görünce ızgara kalamar ve sübye söyledik.  Görünümü güzel ama lastik gibiydiler hayal kırıklığıyla başka bir şey söylemeden son gecemizi bitirdik. Burada bir bira ve bir kadeh şarapla iki kişi 40 € ödedik.


Sübye

Sübye ve Kalamar ızgara sınıfta kaldı
Plajlar:
Biz ilk gün otel sahibinin tavsiyesiyle camiyi geçip sağa doğru yürüyerek hem keşfe çıktık hem de güzel denizi görünce girecek yer aranmaya başladık. Koyun hemen ucunda Faros diye bir plaj var; ama Cumartesi'leri bangır bangır müzik var, girmeden devam ettik. Yürürken bakıyorum suda tek tük insanlar var bunlar nereden girmiş olabilir diye merak ettim. Merdivenlerin sonunda denize inen bir merdivenden başka bir şey yok. Devam ettik tam denize sıfır şemsiyeli şezlonglu bir otel gördük. Yerleşirken bir adam geldi oturamazsınız, sadece otel misafirleri için dedi.  Studio Agnanti imiş burası. Şezlonglar boş, oturan bir kişi yok. Bir kaç kişi eşyalarını taşa bırakmış denize giriyor. Biz de artık kendimizi suya atmak istiyorduk. Eşyamızı bir kenara bıraktık suya girdik. Herhalde yüzdüğüm en güzel denizdi. Mandraki koyuna kadar yüzerek keşfettik adanın yan tarafını, çok güzeldi. Ama etrafta şezlong şemsiye yok. Halk evden çıkıp buralardan giriyor denize. Uzun yüzdükten sonra çıkıp limana doğru geldik, Faros'ta yemek yemek için oturduk; ama bir süre sonra sakin bir yere gidelim diye kalktık tam karşıdaki Poseidan Otelin deniz kenarındaki şezgonlarına yayıldık. Kimse de gelip bir şey demedi günü orada bitirdik. Koyun içinde deniz temiz değil, Megisti Otel’in önünden dışarı yüzdük.

Ertesi gün St. George ve Mavi Mağara'yı aynı anda yaptık. Dünyanın en ciddi işini yapar gibi bir hanım var sahilde görüyorsunuz rezervasyon yapıyor deniz taksiye. Antonis Tel. 00306977776927 deniz taksimiz gırgır bir adamdı iyi anlaştık. Gidiş dönüş 10 € ya sizi St. George adasına götürüyor zaten beş dakika yol, akşam da istediğiniz saatte gelip alıyor. Bize tembih ettiklerinden yolda önce mağaraya gireceğiz sonra St. George (Aya Yorgi) dedik tamam dedi. Mağaraya yatarak bir sandalın gireceği kadar bir açıktan girmek eğlenceliydi. Burada yüzüp fotoğraf çekip adaya gittik.
yazasım var, aydan ugur, aydan uğur
Megisti Mavi Mağara
St. George tam beklediğimiz gibi şezlonglar (3 €), şemsiyeleri, lokantası, duş, tuvaleti ile bayağı sevindirdi bizi. Kısıtlanmadan açık denizde yüzmeyi sevdiğimizden koydan çıkıp arkadan tur atalım dedik, akıntıların karıştığı bir yerde yarım saatte bir türlü ilerleyemeyince geri döndük.




   Megisti Saint George Plaj - adadan deniz taxi ile 5 dak.
Günü birlik bile gelseniz önce Mavi Mağara sonra buradan denize girin. 
Adadaki aynı deniz mahsülleri ve yemekler burada da var

Ada acelesiz, sakin, her yere yürüyerek git, otelden çık beş dakikada lokantaya otur. Bir gece cüzdanı unutmuşum, beş dakika sürdü kızımın gidip alması. Ben çok beğendim, rahat ettim. En önemli şey denizdir benim için, denize b a y ı l d ı m!

Bir sabah biz kahvaltı ederken pansiyon sahibimiz Bay Yorgo geldi sohbet ettik. Bu terası yeni ilave yaptık dedi. Meğer 2. Dünya savaşında İngilizler adada Almanlar olabilir diye çok bombalamışlar Meis’i. Evlerin bazısı harabe gibi savaşta bombalanmış öylece kalmış. Her savaşta ada hem askeri havaalanı olduğu için askeri uçakların hem de savaş gemilerinin sığınağı olmuş. Halkın büyük kesimi Avustralya’ya göç etmiş o zamanlar. O nedenle şimdi ikinci üçüncü kuşak gelip evlerine sahip çıkıyorlarmış. Adada Avustralya bayrağına çok rastlamamız ondanmış. İnşaatlara sıkı kontrol ve ceza var. Bizdeki gibi keyfi inşaat yapmak mümkün değil. Evler tek tip, taşma, yürüme yok.  Nedir fiyatlar dedim, ben sevdim ya bayağı havaya girdim. İki katlı evler 200.000 €, tek katı satanlar oluyormuş tek kat 100.000 €. Kiralıklar sordum genelde gecelik konuşuyorlar. Ben rastladığım herkesden kart alarak pansiyon, evler için alternatifler edindim. Kime kalacak yer sorsam benim evim kiralık, pansiyonum var diyor, çoğu Mandraki yan koyda, uzak değil yürünür merkeze. Deniz kenarıysa tercih edebilirim ama merkezde olmak da ayrı kolay.

İşte size kiralık, satılık (Türkler'e satış yasak) ev, kalacak yer arayanlar için bir kaç kartvizit.
Megisti Emlakçı - Real Estate
http://www.kazbar.gr/en/properties.php

Megisti Emlakçı - Real Estate
Hurigül Hanım Türk, St. George plajı ve butiği işletiyor
Diğerlerinin kiralık evi/pansiyonu var.
Biz dördüncü gün saat 16.00 feribotuyla Kaş’a tekrar aynı Pınar Pansiyon’a geçtik. Tek yaz tatilimizdi ve uzun yüzmeyi sevdiğimiz için Göcek'e bağlayarak on günün dört gününü adada geçirmeyi tercih ettim. Aslında sadece uğramak niyetindeyseniz bir iki gece yeterli Meis için.

Devamında buraya gelmişken Kekova'yı görmek için uzattık Kaş'da iki gece daha kalarak Kaş–Kekova yaptık.


Kaş'ta Ne Yapılır

Kaş'ta geceledikçe bohemliğini, gençliğini, rahatlığını, kastırmamasını, görme-görülme derdi olan insanların burada olmamasını sevdim. Tekne hayatı gibi, sabah deniz çantanı al bir şort bir t-shirt çık yatana kadar otele gitmene gerek yok. En sevdiğim saatlerde aman giyinelim yemeğe gideceğiz geç kalırız telaşı yok.

Kaş Hatırası:)
  • Mutlaka Deja Vu barda güneş batırılır. Güzel kokteyller, güzel müzik, etrafınız cıvıl cıvıl genç, telaşsız, rahat, kasılmayan insanlar daha ne olsun. 
Deja Vu Bar
  • Çıkınca eğer balıkçılardan sıkıldıysanız hemen yanındaki Kaşım Ev Yemekleri'nde  leziz, çeşiti bol ev yemekleri uygun fiyatla yenilir, paket servisi de var. Adres Andifli Mahallesi, Tel: (0242) 836 20 52
  • Önce keyifli  bir akşam yemeği yiyelim derseniz buyurunuz:
  • Zaika – maalesef döndükten sonra duydum namını, ama bir daha gidersem ilk önce gidip şaşlık yiyeceğim. Mutlaka rez. gerekliymiş Adres İlkokul Sokak No: 13/1 Rez: 0242 836 23 73
  • Ruhi Bey Balıkçısı sütte balığı ile meşhur Andifli Mahallesi, Süleyman Sandıkçı Sok., Tel: 02428363555
  • Rıhtım Meyanesi marinanın karşısında, ilk gece Meis öncesi burada yedik. Mezeler lezzetli ve fiyatlar makuldu. Andifli Mah. Hükümet Cad. No 4, Tel:02428363434
  • Bahçe Balık güzel bir bahçede keyifli bir balıkçı. Andifli Mah., Süleyman Sandıkçı Sok No 18 Tel: 024283662779
  • Sonra illa ki meydandaki Kaş Tava Dondurma kuyruğuna girilir, ben ilk kez yedim, mutlaka tavsiye ederim. Aklınıza gelecebilecek tüm meyveler, süt reçelli, oreolu vs. vs. bu dondurma bir daha zor denk gelir, müthiş, kaçırmayınız. Genç bir erkek Erdinç Bey imiş dondurmanın başında, eşi evde hazırlıyormuş özel karışımı. Hikayesi de şöyle ağabey Tayland’a gidiyor ve bu dondurmayı beğenince kardeşine fotolar, video atıyor. Kendi şartlarıyla tavayı yaptırıp bu işe soyunuyorlar. Bravo!

  • Alış veriş sokağını meydana dikey olarak sonuna kadar gezin. Elişleri, hediyelik eşya ve takıcılara sıra sıra girin. Merkezde beyaz elbiseleriyle White by Nature (instagram satışı da var) çok güzeldi.

  • Denize girmek için seçenek çok. Keyfinize göre bir plaj seçebilirsiniz. Biz birinci gün Kaş'a yıllar sonra tekrar gelme sebebimiz Kekova turunu yapmak için tekneyle çıktık. Epey araştırdım Grand Safari teknesini otel tavsiye edince tercih ettim. Memnun kaldık, mutlaka önceden rezervasyon yapın, sabah çıkarken yer yoktu. Tel 05323157447


Kaş'a denizden bakınca insanın içi acıyor

Kekova Batık Şehir


Kekova Buyurunuz rehberli anlatım




Kekova Batık Şehir - Turizm dergilerindeki denizdeki lahit
Tüm mezarların üzeri ters dönmüş tekne şeklinde
  • Deniz için Limanağzı, merkezden kalkan civara tekne turları, beyaz yakalıların yeri diye tavsiye edilen Derya Beach vs. tercih edebilirsiniz. Biz ikinci gün Derya Beach'e gittik. Sakin, servisi düzgün, dım çık müzik çalmayan bir işletme, denizi güzeldi. Yine bir karettayla yüzdük sahilde.
Kaş'a mekanlarda şık şıkıdım görmek görülmek, lüks ambiyanslı gece hayatı, happy hour'larda ful makyaj boy göstermek için gitmeyeceğiniz net, aman diyim merak ve zahmet edip ortamı da bozmasın o kesim. Kaş'ın bohemliği böyle hala güzel ve korumuş kendini.


Bırakın Kaş'ın gün batımı büyüsü sizi de alsın içine


Sevgilerimle,
Aydan


Not: Yazılarım paylaşıma açıktır, paylaşılmasından mutlu olurum.

Blog adresim: www.aydanugur.com mail adresiniz ile kayıt olabilirsiniz; 

Instagram: takip için aydanu - https://www.instagram.com/aydanu/ 

Facebook Aydan Ugur sayfam: https://www.facebook.com/Aydan-Ugur-1616728188574064/?fref=ts blog sayfamı beğenerek takip edebilirsiniz

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YENİ HOBİM ÇİNİ BOYAMA

MDS Miyelodisplastik Sendrom ve Kemik İliği Nakli Hikayemiz

Alkali Diyet - Dr. Ayşegül Çoruhlu Semineri