ANİ İŞİTME KAYBIM

Yine mi sağlık sorunu diye düşünmemeniz, can sıkıcı olmamak için yazmamıştım ama hem hayat kronolojim bozulmasın hem de ben çok uğraştım, atlattım, siz bilin, öğrenin, kulağınızda bulunsun. Geçirdiğim Strese Bağlı Ani İşitme Kaybı'nı da yazarak paylaşayım. Madem yaşadıklarımı buraya aktarıyorum bu tecrübe kişisel tarihimde önemli bir dönemeç oldu.

Nerede kalmıştık... 2 Nisan 2017 Pazar günü eşimin bir aylık ilik nakli için yatıp, hastaneden çıktığımız, “oh artık bir ay sonra evimizdeyiz, rahat kesintisiz bir uyku uyuyacağız”ın mutluluğu, tedirginliği, evde yeni düzene adapte olmaya çalışma günlerimiz başladı ki 4 Nisan Salı günü bir uyandım sağ kulağım hiç duymuyor. Yine beni Sevgili Doktorumuz Mutlu Bey bilmeden kulağımı kurtardı. "Yarın kontrol var, Mutlu Bey çok alçak sesle konuşuyor, böyle duyamam, gidip de temizleteyim" diye hemen o gün KBB doktoruma Memorial Etiler’e gittim. Geçen yıl dış kulak enfeksiyonu geçirdiğim için tıkanıp makineyle çekilme rahatlığını iyi biliyorum, öyle rahatlayacağımı düşünüp o gün randevu alıp gittim.

Girdim muayeneye koltuğuna yönelirken o an ağzımdan çıktı “ya stresten sağır oldum, ya da kulağımda kir var” diyerek oturdum. Doktor Hanım baktı ve kir yok deyince anlamadım bir şey. Diyapazonu vurdu titretti (çelik büyük cımbız gibi olan şey) sol çın çın duyuyor sağ da tık yok, duvar. Kafamın tepesine koydu sol titriyor, sağ da tık yok. Ön dişlerime koydu sol titriyor sağda tık yok. Elini şıklatıyor, duymuyorum. Hemen 1. Levent’teki işitme testine yolladı. O yolu nasıl yürüdüm bilmiyorum. Girdim sağdan mekanik boğuk sesler duymaya çalışıyorum o kadar. Çıktım solda %25, sağ kulakta %80 işitme kaybı raporunu verdiler elime. Yine gerisin geriye Memorial’a kafamda neler düşünerek yürüyorum hatırlamıyorum, filmde gibiyim, içinde olamam.

Döndüm tekrar elimde raporla doktora. Eşimin durumundan da bahsetmiştim beni karşısına aldı sakin sakin “sizi hemen hastaneye yatıracağız Strese Bağlı Ani İşitme Kaybı yaşıyorsunuz. Beş gün hastanede yatırarak kortizon ve serum ile ödemi çözeceğiz falan bir şeyler diyor. Bazen geri gelir bazen gelmez, bu tedaviyle bazen %50 geri  gelebilir denememiz lazım diyor. Ben duyar duymaz, katiyen yatmam hastanede deyiverdim. Bir yandan düşünüyorum eşim öğlen yediğini akşam yemeyecek, yemeği ısınmayacak. Aşırı steril bakım olacak, yatak mümkünse hergün değişecek vs. vs. Ben hastaneye nasıl yatarım? O an ne oluyoruz yahu bu da nereden çıktı diye dibe vurdum tabii.

Allah’tan ilk gün orada en doğru şey yapıldı, serum ile 250 mg Prednol kortizon başlandı. Aklınızda olsun böyle ani işitme veya görme kaybında tedavi aynıymış, hemen yüksek kortizon tedavisi başlanacak, bir gün bile kaybedilirse geri dönüş sorun oluyormuş. Size yaşadığımı bunun için yazıyorum, böyle bir şey başınıza gelebilir, yakınınızda duyarsanız derhal hemen doktora gidilecek, kortizon mutlaka başlanacak. Aksi takdirde kalıcı kayba sebep oluyormuş.

Kolumda serum eve haber verdim, kuzenimiz arkadaşı KBB doktoruyla konuştu aradı, evet doğru hastaneye yatırırız beş gün demiş o da. Hemen bizim dahili Google lise sınıf arkadaşlarıma KBB doktoru sordum. Kızlar Prof. Doğan Şenocak çok iyidir deyince bu soyadı tanıdım, Enka’dan kızı kızımın sınıf arkadaşıydı, veli olarak tanıyordum. Serum bitmeden randevu aldım Memorial Etiler’den çıkıp Etiler’deki muayenehanesine attım kendim. Doğan Bey baktı, o da işitme testi yaptı, evet doğru yapmışlar kortizon tek ilacıdır dedi. Genelde ilkbaharlarda 4-5 vaka görürüm siz bu yıl ilk gelensiniz, hallederiz merak etmeyin deyince rahatladım. Genelde beş günde geri gelir, elimizden geleni yapacağız dedi. Ben siz hangi hastanede yatırıyorsunuz diye sorunca, ben hastanede yatırmam, biz Cerrahpaşa ekolü yatırmayız, siz zaten strestesiniz iyi gelmez, evde istirahat yeterli deyince, nasıl sevindim, öpebilirim miyim sizi bile dedim.

Kesin istirahat, şok tedavi için yüksek kortizon dozları iğne Prednol reçeteleriyle çıktım. Her gün kortizon iğneler oldum yüksek dozajlar, üç günde bir gittim doktorda işitme testi, gıdım gıdım açılıyor ama 5 günde geçmezse hiperbarem odasına yollarım sizi demişti. Tam yatamadığım için 5 günde açılma doktorumun beklediği gibi olmadı. Ne derseniz yaparım Alman disipliniyle, açarım ben bu kulağı dedim. O zaman vücudun en çok kortizon salgılaması sabah erken olur sabah 6 da alın hapı dedi. 5.30 da saat kur, mide koruyucu al, 6.00 da kortizonu iç yat. Bazı günler hap bazı günler iğnelerle deneye yanıla dozajlarla oynayarak ilerledik. Bende yüksek doz iğne ve yatak tedavisi beraber iyi çalıştı.

Tek kulak sağırlığı çok acayip bir duygu. Hem sağırsınız, duymuyorsunuz, hem tiz sesler tahammül edilemez halde yüksek, kulağınızda patlıyor. Ben istirahatin anlamını bilmediğimi anladım bu olayda. O ilk günler dışarıda halletmem gereken işler vardı, doktordan eve dönmeden işlerimi yapayım dedim. Bir ay hastane hapsinden sonra açık havada yürümek de istedim. Aman Allah kornalar, yanımdan geçenin ağzındaki jiklet sesi, bir kahve içeyim arkadaşlarımla dedim çatal bıçak sesleri kulağımda patladı, gürültüden eve zor kaçtım. Hem alçak sesle konuşulanı duymuyorum, hem TV çok açık kısın diyorum, geceleri sık sık uyanıyor tek kulağımı kapatıp parmaklarımı şıklatıyorum, yok duymuyorum, yanağım donuk, dışarıdan sürekli kulağıma yastıkla bastırıyorlar hissi. Allah kimseye vermesin, çok sinir bozucu. Canlı müziği, konserleri, dans etmeyi çok severim, bitti mi şimdi bu kadar mıydı gidemeyecek miyim artık diyorum, bir yandan çok şükür ya ikisi birden sağır olsaydı, ya gözüm kör olsaydı diyorum.

Böyle evde günler derken iki hafta geçti. Günlerce yat, sabahları 5.30'da kalk hap iç, git iğne ol, 3-5 günde bir doktora git, işitme testi ol. Olmamış yüksek dozda iğneyle şoklamaya devam kararıyla moral bozularak eve gel. En sonunda baktık %45’e indi kayıp. Sevinçliyim bir yandan bayağı iyi gidiyor açılıyor o dışarıdan kulağa yastık basılmış duygusu, en kötüsü de oydu, ama neden tam açılmasın? Ben neyi duymak istemiyorum diye düşünüyorum bir yandan telkin yapıyorum kendime, hazırım Allah'ım neyi duymam gerekiyorsa duymak istiyorum artık. İşe gitmek istiyorum bir türlü başlayamıyorum. Daha fazla gün geçirmeden hiperbarik oksijen odasına bir an önce gideyim dedim, genelde insanlar sevmiyormuş, beni istekli görünce  deneyelim, aslında sağlam kulağın kapansa bile böyle yaşar gidersin ama belki kan, ilaç ödemden gitmiyor oraya deneyelim dedi Doğan Bey. Üç dört gidin faydası olursa belli olur dedi.

Ben doktordan çıkıp Şişli Hipermer’e gittim, araştırmıştım, yolda randevu aldım. İhtiyaç olursa Hipermer Şişli'yi çok tavsiye ederim Tel. 02123688474 . İki saat bir denizaltı kapsülünde gibi kaza geçirenler, hastaneden ambulansla sedyeyle gelenler, şeker hastalığından açık yaralar, kırıklar, işitme ve göz kaybı hastaları yan yana metroda gibi oturuyorsunuz. 

Hipermer Hiperbarik Oksijen Tedavisi

Oksijene bağlanan maskem

Hiperbarik Tedavi Odası

Hipermer Hiperbarik Tedavi Odası
İki saat sürüyor seans, arada 10 dakika mola var. Maskenizi takıp yüksek oksijen soluyorsunuz. İki saat süresince kapalısınız, dışarı çıkmak, kapı açmak yok. Klostorofobikseniz zor, bende yok, sorun olmadı. Bana bu uzun ve pahalı bir tedavi sizi SSK’ya sevkedelim oradan rapor alınca SSK ödüyor, siz sadece %20 ödersiniz dediler. Makul geldi çıkınca kapanmadan koşarak Okmeydanı Türkiye Hastanesi’nde KBB muayene ve işitme testine girdim. Doktor ohoo geç kalmışsınız, size faydası olmaz artık deyince bir daha yıkıldım, oradaki işitme testine yolladı dönünce eski ve yeni rapora bakıp ooo hanım sizin %45 kayıp kalmış yeterli işte gözün aydın, bu iyileşme gayet iyi nasıl açtınız deyince bir oh dedim. Ben lütfen denemek, tam açılmak istiyorum hiperbarike gideyim deyince uzatmadı 10 seans yazdı. 

Evde hasta bakımının yanında polikliniklerde kortizon iğne-doktor kontrol trafiğine bir de hiperbarik oksijen seansı eklendi her gün iki saat. Üçüncü seanstan sonra doktorum anlamlı bir düzelme yok gitmeyin artık dedi. Ben biliyorum, gidenden faydasını duydum vücutta her şeye iyi gelen bir şey yüksek oksijen, bonusu da cildi güzelleştirmesiymiş insanlar sırf bunun için de giriyorlarmış. Özel sigortam da yataklı tazminatından %100 ödüyor, ben tamamlayayım 7 seansı son şans deneyeceğim dedim, o hafta her gün kendi isteğimle devam ettim. Çünkü ya psikolojik ya oksijenden açılmayı bir tık bir tık farkediyordum. Aniden gelen bu dert geldiği gibi gidecek diye inancım tamdı. Eşimin kontrolünde sordum hastanede böyle bir virüs var mı, benim bir kulağım sabah kalktım sağır oldu dedim. Mutlu Bey çok normal, böyle rahatsızlıklar duyduğumuz bir şey, hastalarla birlikte refakatçiler de ilik nakli oluyor burada birlikte yaşıyorsunuz her şeyi, açılır inşallah zamanla dedi.

Sonuçta bu tedavi bana iyi geldi, kulak içindeki ödemi, şişi indirip kanalı açıyormuş oksijen. Duymayı engelleyen içerideki ödem. Kulağım başlayalı, istirahatte olalı yirmibeş gün olmuştu gittim Doğan Bey’e yine test yaptı. Ben gene olmadı diyecek herhalde diye bekliyorum. Normal kabul edilen sınır %30, sağ kulağım %80 kayıptan %38’e düşmüş.

Doğan Bey ile son mutad görüşmemizde "haydi artık tamamdır geçmiş olsun normale döndünüz azaltarak devam ederek keseceğiz kortizonu" dedi, ben hiç beklemiyordum, ağladım ama bu sefer sevinçten:) Eminim devam etmeyi düşündüyse de benim moralim düştükçe kulak daha fazla açılmayacaktı. Bu davranışıyla hem ben mutlu oldum, hem yükselen psikolojimle kulağım giderek sonradan da açıldı, ya da ben normalleştirdim, kulağıma hassasiyetim azaldı, bir daha da ölçtürmedim, beni rahatsız eden fiziki bir durum kalmadı, normale döndüm. Doktorumun alakasına çok teşekkür ederim, mükemmel bir yol çizdi başından sonuna. 

Aldığım şahsi dersi size de aktarayım. Hayatta çeşitli üzüntüler, ani sinir zıplamaları, öfkeler yaşıyoruz, yaşayacağız. Lütfen ani sinirlenip öfkelenirken bunun benim sağlığıma kimbilir ne zararı olacak, değer mi diye bir düşünce olsun aklınızın bir köşesinde, hiç kolay değil ama yapmalı. Hayatta sizin, sevdiklerinizin sağlığından daha önemli bir şey yok. Beden çok garip mükemmel planlanmış bir makina. Tutması gerektiği zaman dimdik tutuyor kendini, tam randımanla sizi ayakta tutuyor, her şey yatıştığında, geçtiğinde bırakıyor.... dişliler duruveriyor, dibe vuruyorsunuz. Bu ikincidir başıma geldi. Güçlü durmak da bir yere kadarmış.

Bunu da atlattım, çok şükür geçti gitti. Bu yıl sağlığın ne kadar önemli olduğunu öğrenmekle geçti. Kulağımda çınlamalar, uğuldamalar, üflemeler, sesler hala var, sessizlikte ortaya çıkıyor ama ben artık kulağımı dinlememeyi öğrendim. Moralim yükseldikçe kulağımın farkında bile olmadığımın farkına vardım. Ne araz kaldı derseniz sağdan gelirse çok fısır fısır "dedikodu" sesini bazen duymuyorum. 

Bundan sonra esas olan ailem, dostlarım, sevdiklerim, sağlığımız, huzurumuz, mutluluğumuz, işim, günün sonunda gerideki her şey boşmuş!

Ben Google’a bakmamak için epey direndim moralim bozulmasın diye ani işitme kaybıyla ilgili ama açılma uzadıkça sonradan okudum, pek de iyi bir hikaye yoktu, bilimsel makaleler, çaresiz insanların sorularına, şikayetlerine denk geldim. Bir mutlu sonlu hikaye de ben bırakayım istedim.

Ani işitme kaybı, aynı şekilde ani görme kaybı bir virüsden olabilir, stresten olabilir yeter ki o gün doktora gidip 250 mg veya bu düzeylerde yüksek kortizon almanız gerektiğini bilin lütfen! 

Sağırlık ya doğuştan ya böyle ani gelirmiş... Sonradan olanın tedavisi bu. Ben bir aydan fazla kortizon aldım, vücut ilacı üç ayda ancak atarmış hiç mühim değil, azıcık şişmekten başka bir zararını şimdilik görmedim. Bir de limonu kesin, su tutarmış yeni öğrendim, tuz ve limon yasak. Hiperbarikde bir kadın tanıdım, Cumartesi günü aniden kulak duymamış hemen hastaneye gitmiş, KBB doktoru yok, bugün git Pazartesi gel demişler, kortizona başlanmadığı için maalesef hiç düzelme olmamıştı, kadıncağız kaybetmiş gibiydi bir kulağını açıldı mı sonradan bilmiyorum. Bu da aklınızda olsun lütfen, uyarın etrafınızı. Hiperbarik de ilk haftalarda gidilirse fayda sağlıyor, bir ay sonra çok geç.   

Sağlıklı, mutlu günler dilerim. Biz normal hayata geçtik artık çok şükür.

Sevgilerimle,

Aydan 

Not: Yazılarım paylaşıma açıktır, paylaşılmasından mutlu olurum.

Blog adresim: www.aydanugur.com mail adresiniz ile kayıt olabilirsiniz; 

Instagram: aydanu - https://www.instagram.com/aydanu/ 

Facebook sayfam: https://www.facebook.com/Aydan-Ugur-1616728188574064/?fref=ts blog sayfamı beğenerek takip edebilirsiniz

Yorumlar

  1. Bu çok faydalı yazı için teşekkürler Aydan. Bir çok insanın başına geliyor ve yanlış tedavi görüyor. Emeğine teşekkürler!!

    YanıtlayınSil
  2. Aydancığım neler yaşamışsın. Ben de iki kere stres nedeniyle Menier atağı geçirdim, bir kulağımda %20 kayıp kaldı. Buna da şükür. Sana çok çok geçmiş olsun diyorum. Paylaşımın çok kıymetli, teşekkürler :)) Serpil.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. sağolasın Serpilciğim, sana da geçmiş olsun. Ben işe gelip anlatınca o kadar çok vaka duydum ki paylaşmak istedim.

      Sil
  3. Aydancım, ne zorlu, stresli günler geçirdiniz. Hiç haberimiz olmadı, çok geçmiş olsun. Hayata olumlu, umutlu bakışınızla çok şükür hepsini atlattınız. Hep iyi, sağlıklı ve mutlu olun. Bir makale okumuştum 2-3 sene önce. " Endişe bitince hastalık biter" . Bu başlık hep kulağımda küpe olarak kaldı. Sağlıklı nice mutlu günlere

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ayşecim çok sağolasın. Endişe bitince dert de hastalık da bitiyor gerçekten doğru laf.

      Sil
  4. Aydan hanım çok çok geçmiş olsun; çok ağır süreç geçirdiniz normal bu durumlar.sağlığınıza kavuşmanıza sevindim.Umarım eşiniz da daha iyi olmuştur.Bu yazıyı yazmanız da çok iyi olmuş, oldukça yol gösterici. Sizinle Datça aktur üzerine konuşmuştuk, biz bu yıl aktur 'la komşu olan karaincirde ev tuttuk; orası da çok güzeldi.Aktur 'a bir gideyim bakayım dedim kısmet olmadı.karaincir çok sığ ve kum deniziyle tam çocuklara göre, çok sevdik. Selamlar, sevgiler...

    YanıtlayınSil
  5. çok teşekkur ederim Seda Hanım, hatırladım tabii. Biz iki yıldır gidemiyoruz, inşallah bir yaz denk gelir tanışırız, ben de Karaincir'i görmedim merak ederim:)

    YanıtlayınSil
  6. Merhabalar; tecrubenizi paylastiginiz icin cok tesekkurler. Benim de sag kulagimda, sebebi tam belli olmamakla birlikte, sizinki gibi strese bagli oldugunu tahmin ettigimiz bir ani isitme kaybi yasandi. Devlet hastahanesinde muayene eden KBB uzmani, agizdan 15 gunluk Prednol tedavisi verdi. 10. gun yapilan ikinci isitme testinde az da olsa bir duzelme oldugu ve artik 1000 desibeldeki frekanslari duyabildigim tespit edildi (belki agizdan degil de sizinki gibi enjeksiyonla daha yuksek dozda bir ilac tedavisi uygulansaydi daha iyi bir sonuc alinabilirdi). Tavsiye uzerine ben de oksijen tedavisine basladim. Ilk 10 seansta degisen bir sey olmadi. Biraz moral bozuklugu ve seyahat nedeniyle 3-4 gun ara verdim. Ama sansimi son bir kez denemek istedim ve bugun ikinci 10 seansin 4. gunundeyim. Dunden beri sag kulagimda cinlama basladi ve acaba iyilesme habercisi olabilir mi diye umitlendim. Sizin oksijen tedavisi sirasinda boyle bir deneyiminiz oldu mu? Ailecek saglikli gunler diliyor, paylasiminiz icin tekrar tesekkur ediyorum.

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme

Bu blogdaki popüler yayınlar

YENİ HOBİM ÇİNİ BOYAMA

MDS Miyelodisplastik Sendrom ve Kemik İliği Nakli Hikayemiz

Alkali Diyet - Dr. Ayşegül Çoruhlu Semineri