Kayıtlar

MDS Miyelodisplastik Sendrom ve Kemik İliği Nakli Hikayemiz

Resim
Merhabalar madem bu blogu bilgiyi paylaşmak, yaşadıklarımı, öğrendiklerimi aktarmak için açtım 8 aydır eşimle içinden geçtiğimiz MDS hastalığı ve kemik iliği nakli sürecini aktarmam şart oldu. Bugüne kadar Google’da bir hayırlı, olumlu hikaye okumadım MDS – Miyelodisplastik Sendrom hastalığı ile ilgili ne kadar Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca metin varsa karşımıza çıkan hikayeleri, bilimsel sitelerde yazılanları okuduk. Ekşi sözlük hele ilk gece bitirdi beni Aplastik Anemi için “kanser olmadığına sevinemezsin” yazmıştı bir genç... Kendime söz verdim bizim sürecimiz nasıl gelişirse gelişsin öğrendiklerimi umut olması için yazacağım, Google’a bir kayıt düşeceğim dedim. Çünkü biliyorum adını duymadığınız, çok ender görünen bir hastalık teşhis olarak önünüze geldiğinde, doktorlar “bakmayın internete bilgi kirliliği” dese bile illaki bir araştırmak, okumak istiyorsunuz. En kötüleri de ilk sırada gözünüze giriyor. Bu konuda en iyisini eşim yaptı, hiç bakmak istemedi internete, tamame...

YENİ HOBİM ÇİNİ BOYAMA

Resim
Merhabalar, bir süredir yazamadım hem şahsi hem memlekette güzel bir şey yazıp paylaşacak keyif olmadı.        Uzun, sert ve zor bir kışın bizi beklediği belli olduğu tatsız günlerden bir gün önüme hiç bilmediğim bir dünyanın kapısı açıldı.    Moralsiz bir günümde hazırlıktan liseye sıra arkadaşımla dertleşirken kısa sürede  yaptığı porselen ve çini tabakları, çini sehpaları görünce inanamadım. Bana iyi geleceğini düşünüp, gittiği bir çini kursuna gitmemde ısrar edince refleksle "ben yapamam deli misin" dedim, güldüm geçtim.  Yaptıklarını gördükçe: "Yok artık, seninle resim derslerinde ancak çöp adam çizerdik, sen bunları nasıl yapıyorsun" diyerek ağzım açık, çıktığı bu yeni yolculuğu hayranlıkla tekrar dinledim. Daha önce de biliyordum ama o gün ilk kez cesaretlendim. Ondan aldığım "büyütme gözünde, kolay, yaparsın" coşkusuyla bir an acaba olur mu diye geçirdim içimden. O beni ikna etti "teknik öğreneceksin, bak gör nasıl yapacaksın" d...

STRES VE KAYGIYI YÖNETME SEMİNERİ

Resim
İçinden geçtiğimiz belirsizliklerle dolu günlerde ülkemiz ve geleceğimizle ilgili hem toplumsal hem bireysel endişelerimize bir nebze merhem olsun diye şirkette aldığımız Stres ve Kaygıyı Yönetme Semineri'ni sizin için yazdım. Ben kaygılı bir dönemden geçerken faydalandım. Umarım sizin de zor zamanlarınızda bu tavsiyeler aklınıza gelir. Hepimiz biliyoruz çoğunu ama uygulamaya gelince ihmal edip kriz zamanlarında paniğe kapılıyoruz. Sayın Tuba Akyüz, Psikoterapist, Harvard'da Kaygı ve Travmalar üzerine ihtisas yapmış. Çok değerli bilgiler aktardı. Anlattıklarını, öğrendiklerimi sizinle paylaşmak isterim.  Mizah ve oyun olan yerde kaygı barınamaz Kaygı organizmayı olası tehditlere karşı uyaran bir alarm sistemidir. Odaklanmayı sağlar, harekete geçirir.  Üst Beyin - bilincimiz açık, uyanıkken devrededir. Düşünmek, konuşmak, problem çözmek, mukayese yapmak, sorun anlamak için kullandığımız sofistike beyin üst beynimiz. Alt Beyin - İlkel Beyin, bilinçaltımız,...

SİZİN KAÇ MASKENİZ VAR, TABULARINIZ NELER?

Resim
PERSONA (MASKE) İstidattan girmişken Tasavvuf ve Felsefe seminerlerinden öğrendiklerimi aktarmaya devam ediyorum. İstidadımızı, hayata gelme amacımızı bulma yolunda bir çalışma da personalarımızın bilincinde olmak. Bir dersimizde Sevgili Ahmet Turan Esin "sizin maskeniz var mı?" diye giriş yapmıştı. Çoğumuz maske kötü bir şey diye bildiğimizden ezilerek var demiştik. O akşam öğrendik ki persona kullanmak kötü, utanılacak bir şey değilmiş. Maske bizim için dışarı çıkarken çantamızda korunmak için taşıdığımız bir araç, bir oyuncak istediğimiz zaman takar kullanır işi bitince kenara koyabiliriz. Hele kadınsanız toplumda, sosyal hayatta, iş hayatında tabii ki maskelerimiz olacak bu doğal ve normalmiş. "Hafif kadın" imajı vermemek için mesafeli kadın maskesi, içiniz üçbuçuk atarken sakinim her şeye hakimim maskesi, tanımadığınız sosyal bir ortamda çekingenseniz özgüveni yüksek gibi görünme maskesi gibi. Erkekler için de geçerli personalar, toplumda atfedilen rollerin...

DANSFABRİKA - JUMP FITNESS

Resim
Dans etmeyi sevenler ve dans ederek ter atıp yağ yakmak isteyenler için yeni keşfimi yazmak istedim. Ben 2. aydayım nasıl iyi geliyor bu ruh darlanmasında kafa dağıtmak ve enerji atmak için çok tavsiye ederim. Dansfabrika - Jump Fitness Torunlarıma not kızımla zıplıyoruz:) Dans benim tutkum, yapmaktan kayak kadar eş zevk alıp çok sevdiğim hobim. Çocukluktan beri hep ilgim vardı, benim bir meslek hayalim hiç olmamıştı ama şimdi netim, ben dansçı olmak isterdim. Bir dans grubunda çalışmak ideal mesleğim olurmuş. Bunu yıllardır tespit etmiştim hep söylerim. Denk getirdik hatta bir zaman ofiste iş sonrası dans dersleri alma imkanımız oldu. Rahmetli oldu şiir gibi dans eden Kenyalı İmu Shaaban vardı. Onu getirdik bir dönem akşamları kafeteryada Latin, Bachata öğrendik. Sonra bir de oryantal olsun dendi. Hem dansöz hem üniversite dans bölümünden hoca bir kızı bari açık alanda olmasın diye utancımızdan ofisin karşı binasına getirdik orada bir grup toplantı salonunda ne eğlenirdik...