Meme Kanseri Farkındalığı Semineri


Merhabalar,

Ben yaşadıklarımı öğrendiklerimi yazıp paylaşacağım diye yola çıkalı haftada 2-3 seminer daveti önüme geliyor,  öğrendikçe paylaşmak, aktarmak görevimdir artık:)

Bugün şirketimizde Memorial Grubu'ndan Genel Cerrah Doç Dr. Tamer Karşıdağ Meme Kanseri Farkındalığı hakkında bilmemiz gerekenleri anlattı.

Bin yıldır konuşulan bilinen bilgiler gibi gelse de küçük uyarılar belki bir kişinin bile dikkatini çeker, çevresini uyandırır, farkındalık yaratır.

Tamer Bey özetle şunlara dikkat çekti, ben aklımda kalanları, öğrendiklerimi ileteyim gerisini slaytlardan okuyabilirsiniz.

- Ailede meme kanseri varsa, çok uyanık olup mutlaka referans olması için 40 yaş uygulamasını beklemeden mamografi çektireceğiz. Varsayalım anne tarafında bir meme kanseri vakası var, kaç yaşında yakalanmış diyelim 40, siz 10 yaş öncesinde, en az 30 yaşında kontrole başlayacaksınız.

- Mamografi çok önemli, kanseri kesin teşhis eder gösterir, ultrasonografi sadece kütle var mı yok mu onu gösterir, kütlenin içini, içeriğini göstermez. Sadece boyutu takip etmek için anlamlıdır. Yani sonografi yetersiz mutlaka önce mamografi olacak. Amerika'da her yıl, Avrupa'da hem masraftan hem de radyasyon almamak için genelde 2 yılda bir yapılıyormuş. Burada karar sizin, her yıl radyasyon almayayım derken minik bir kütle için 2 yıl çok uzun bir süre ve geç kalınmış olabilirmiş.

- Kendi kendimize ve doktor elle muayenesi en önemli. "Mutlaka doktor muayenesi yaptırın" deyince ben 10 yılın üzerinde düzenli olarak her yıl check-up'ta mamografi çektiririm, bazen sonografi de istenir üzerine (bunu sordum "mamografide iyi gözükmedi bir de sonografide bakalım" denir çoğu zaman, pek inandırıcı bir söylem değil gibi geldi şimdi. Belki kist takibi için istenebilirmiş. Bir de bugüne kadar hiç bir doktor dokunarak muayene etmedi kontrollerde, demek ki istemek hatırlatmak lazımmış öğrendim). MR ile radyasyon almadan kontrol mümkün, kanser gözüküyor.

- Kendimizi her ay elle muayene ederken ayakta tek kolu havaya kaldırıp bir battaniyenin altında taş arar gibi bastırmadan parmak uçları piyano çalar gibi dokunacağız. Koltuk altlarına daha sert bir elin parmak uçlarıyla gerisine dokunmaya çalışarak bastırıp bakacağız. Resimlere lütfen bir göz atınız aşağıda.

- Meme ucundan kan gelirse kötü...  Sarı sıvı, renksiz sıvı akıntısı normal olabilir, geçmezse doktora gidin,  ama kan geldi mi doğru kontrole, o fena işte.... 

- Meme uçları içe dönerse, şekli bozulur, kaşıntı döküntü vs. 2 haftada geçmezse, portakal kabuğu görünümü başlamışsa fena sakın ihmal etmiyoruz, doğru doktora.

- Kendi kendimize her ay rutin muayene ederek büyük tümörlerden ve kötü sonuçlardan korunabiliriz, çünkü artık tedavisi var ve erken teşhis ile hiç korkunç değilmiş. Türkiye'de sadece %1 kadın kendini muayene ediyormuş... Tanıdık geldi değil mi:( Ben 45 yaşında yabancı bir arkadaşımın "elime bir şey geldi, ben hiç mamografi çektirmedim" demesinden sonra tutup götürdüğümde daha soyunurken hemşire meme ucuna bakıp "ooo çok fena neredeymiş bu güne kadar" dediğini yaşadım, aman lütfen ihmal etmeyiniz. 40+ doğru mamografiye...!


- Şunun altını çizdi Tamer Bey "ailemde meme kanseri var, ya da mememin birinde kanser varsa aman öbürünü de alın kurtulayım" gibi bir tercihimiz olmasınmış, takip edilecek, gerekirse ancak siz değil doktor karar verecek. Öyle "benim kararım sonra dert olmasın şimdiden içini boşaltın" demek yanlışmış.

- Bir de gençlere not: direkt estetikçilere gidip 24-25 yaşından önce gelişiminiz tamamlanmadan meme estetiği olmak hiç doğru değilmiş. Bekleyin gelişiminiz bitsin sonra doktorlara danışın.

- Bütün kadınlar birbirlerini, anneler kızlarını uyarsın, elle muayene (KKMM deniyor slaytlarda) reglin 8. günü yapmayı her ay alışkanlık haline getirsin kadınlar. Menepozdaki kadınlar da her ay aynı günü adet haline getirsin der Doktor Bey. Bu kadar basit bir yöntem ve ihmal edip yapmıyoruz...:(

Bilgiler hepimizin bildiği şeyler, ama hatırlatmak boynumun borcudur. Kontrollerinizi aksatmayınız lütfen. Meme kanserinden değil geç kalmaktan korkmalı.

Sağlıklı günler dilerim, sevgilerimle,

Aydan 
















Not: Bu hafta Allan Carr Sigarayı Bırakma programı tanıtımı ve Uyku Bozuklukları seminerlerine de katıldım. Ofiste "Sağlıklı Yaşam" günleri kapsamında bilgilendirici seminerler var. Allan Carr yorumlarınızı merak ediyorum, başarı sağlayan bu bir günlük seminerle sigarayı bırakan var mı? Tavsiye ederseniz eşime Babalar Günü hediyesi vermek istiyorum da:)

Ama ennnn beklediğim seminer yarın.... 3. kez İmaj Danışmanı Özlem Çakır'ı dinleyeceğim, önceki notlarımı gözüm gibi saklarım, çıkarmıştım yazayım bir ara derken yeni seminer davetiyesi geldi, kaçırmayın derim iş arkadaşlarım. 

Yazılarımı okuyup yorum yapıp hele paylaşmanız bana büyük şevk ve yön veriyor, çok teşekkür ederim!

Sevgilerimle,
Aydan



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YENİ HOBİM ÇİNİ BOYAMA

MDS Miyelodisplastik Sendrom ve Kemik İliği Nakli Hikayemiz

Alkali Diyet - Dr. Ayşegül Çoruhlu Semineri